Kamulaştırmasız El Atma Davalarında Faiz

Anayasa Mahkemesinin 2022/83 esas sayılı iptal kararı ile faize ilişkin 2 husus belirlenmiştir. Bunlardan birinci faizin başlangıç tarihi diğeri ise kamulaştırma bedeline uygulanacak faizin oranıdır. Kamulaştırma bedeline dava tarihinden 4 ay sonra başlamak üzere yasal faiz uygulanmasına ilişkin Kamulaştırma Kanunu’nun 10. Maddesinin 9. Fıkrası iptal edilmiştir. Bu karar sonrasında kamulaştırma davalarında kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz uygulanmaktadır.

Anayasa Mahkemesi iptal kararının Kamulaştırmasız El atmadan Kaynaklı Tazminat davalarını da etkileyip etkilemeyeceği tartışma konusudur. Ankara Bölge İdare Mahkemesi kamulaştırmasız el atma davalarında da aynı şekilde kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin uygulanması gerektiği yönünde kararlar vermeye başlamıştır. Ancak Yargıtay’dan faize ilişkin bir karar gelene kadar kesin bir içtihat birliği sağlanması mümkün görünmüyor.

Kamulaştırmasız El Atmadan Kaynaklı Tazminat davalarında hükmedilen tutara Kamu Alacaklarına Uygulanan En Yüksek Faizin işletilmesi gerektiği yönünde emsal kararlar çıkmaya başlamıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2024/4137 E- 2025/1578 K.

Anayasa’nın 46. maddesi gereğince kamu hizmeti için ihtiyaç duyulan ve imar planında kamu hizmetine tahsis edilen özel mülkiyetteki bir taşınmazın kamu mülkiyetine geçirilmesi, anılan maddedeki ilke ve güvencelere uygun olarak gerçekleştirilen bir kamulaştırma süreci sonucunda söz konusu olabilir.
Anayasa Mahkemesinin istikrar kazanmış kararları gözetildiğinde Anayasa’nın söz konusu maddesine göre; özel mülkiyette bulunan taşınmazların gerçek karşılıklarının nakden ve peşin olarak ödenmesi, maddede sayılan istisnai hallerde taksitlendirme süresinin beş yılı aşamaması, taksitlendirmelerde ve herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin uygulanması, kamulaştırma için belirtilen esaslardır.


Nitekim, idarelerce Anayasanım 46. maddesinde getirtilen güvencelere aykırı olarak kanunla gösterilen esas ve usuller dairesinde kamulaştırma işlemi ve hiçbir ödeme yapmadan taşınmaza fiilen veya hukuken el atmak suretiyle üstelik taşınmaz maliklerini dava açma külfeti altına sokmak suretiyle kamulaştırmasız el atmaya dayanan dava açılmasına sebebiyet verilmektedir.


Kamulaştırmasız el atma sebebiyle açılan tazminat davasını inceleyen mahkemelerin idare tarafından 2942 sayılı Kanun’daki olağan kamulaştırma usulünün işletilmemesinin veya buna bağlı olarak kamulaştırma bedelinin tespiti davası açılmamasının basit bir tercih meselesi olmadığını göz önünde tutarak değerlendirme yapması gerekir. İdarenin 2942 sayılı Kanun’da öngörülen prosedürü uygulaması anayasal ve kanuni bir mecburiyettir. İdarenin hukuksuz el atarak anayasal yükümlülüğünü yerine getirmediği gözetildiğinde normal şartlarda idare tarafından açılması gereken davanın idarenin Anayasa’yı açıkça ihlal eden tutumu sebebiyle malikler tarafından açılmasından hareketle idarenin olağan kamulaştırma usulündekinden daha avantajlı bir konuma getirilmemesine özen gösterilmelidir. Ayrıca kamulaştırmasız el atma Anayasa’nın 46. maddesine açıkça aykırı olan bir uygulama olup bu suretle mülkiyet hakkına müdahalede bulunulan hallerde kamu idarelerinin haksız fiillerinden lehlerine haklar çıkaracak ve bu uygulamaları idareler yönünden daha avantajlı hale getirecek değerlendirme ve yorumların hukuk devleti ilkesiyle bağdaştırılmasının mümkün olmayacağı da hatırda tutulmalıdır (Göksal Çetin ve İsmail Temel [GK], B. No: 2018/13305, 15/12/2021, § 68, Kübra Yıldız ve Diğerleri B. No: 2018/32734, 28.7.2022 75)
Kaldı ki halen İstinaf Mahkemelerinin kararları ve Yargıtay’ın içtihatlarına göre kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davalarında hükmedilen kamulaştırma bedeline Anayasa’nın 46/son maddesi gereğince kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek oranda faiz işletilmektedir. Hal böyle iken kamulaştırmasız el atma nedeniyle mülkiyet hakkına yapılan haksız bir müdahale sonucu açılan tazminat davasında genel hükümler çerçevesinde değerlendirilerek yasal faize hükmedilmek suretiyle davalı idarenin daha avantajlı bir konuma gelmesi Anayasa’ya aykırı olduğu gibi hukuk devleti ilkesiyle de bağdaşmayacaktır.


Bu itibarla, hükmedilen kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat bedeline Anayasa’nın 46/son maddesi gereğince dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek oranda faiz işletilmesi gerektiğinden HMK 353/1-b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararı faiz yönünden düzeltilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.