Kamulaştırma Sırasında Ürünlere Zarar Verilmesi
Kamulaştırma, kamu yararının gerektirdiği hallerde, özel mülkiyette bulunan taşınmazların bedeli peşin ödenmek suretiyle idare tarafından mülkiyetine geçirilmesidir. Bu işlem, Anayasa’nın 46. maddesi ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilir. Ancak uygulamada, kamulaştırma işlemleri sırasında taşınmaz üzerindeki ürünlere, ağaçlara veya ekinlere verilen zararlar, sıkça tartışma konusu olmaktadır. Bu zararların tazmini, hem mülkiyet hakkının korunması hem de idarenin sorumluluğunun sınırlarının belirlenmesi açısından önem arz etmektedir.
2942 sayılı Kanun’un 11. maddesine göre kamulaştırma bedelinin tespitinde taşınmazın niteliği, konumu, imar durumu, arazinin verimlilik durumu ve üzerindeki muhdesatlar dikkate alınır.
Buradaki “muhdesat”, taşınmaz üzerinde bulunan sabit nitelikteki yapı, ağaç veya diğer kalıcı unsurları kapsar. Ancak mevsimlik ürünler, ekinler veya henüz hasadı yapılmamış tarımsal ürünler bu kapsamda farklı değerlendirilir.
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, kamulaştırma işleminden önce ekilmiş ve ekonomik değere sahip hale gelmiş ürünler, taşınmazın bütünleyici parçası olarak değerlendirilir ve kamulaştırma bedeline dahil edilmesi gerekir. Buna karşın kamulaştırma sürecinde yapılan fiilî müdahalelerle bu ürünlerin zarar görmesi durumunda taşınmaz maliki bu zararını ayrıca tespit ettirmeli ve ilgili idareden talep etmelidir.
Özellikle TEİAŞ (Türkiye Elektrik İletim AŞ.) pilon (direk) dikimi işlemleri sırasında arazilere geniş araç ve makinalarla girerek ürünlere büyük ölçüde zarar vermektedir. Çalışmalar esnasında direkleri ve telleri günlerce taşınmazın içerisine ürünlerin üzerine bırakmaktadır.
Bu durumda taşınmaz sahiplerinin ürün zararını ilçe tarıma ya da mahkemeye tespit ettirmesi ve ardından zararının tazmini için kuruma başvurarak ya da dava açarak zararını talep etmesi gerekmektedir.