Kamulaştırma Şerhi Kaldırma Davası

Kamu Kurum ve Kuruluşları tapu müdürlüklerine yaptıkları yazılı talepler ile taşınmaz maliklerinin izni ve bilgisi olmadan kamulaştırma şerhlerini taşınmaz kayıtlarına işlemektedirler. Kimi zaman taşınmaz malikleri bu şerhlerin yıllar sonra farkına varmaktadır.

Kamulaştırma şerhleri 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 7. maddesi ve 31. maddesi uyarınca tapu sicillerine işlenmektedir. Kamulaştırma Kanunu 7. madde uyarınca konulan şerh belirtme şerhi olup taşınmaz üzerinde kamulaştırma yapılmasının planlandığını göstermektedir. Kamulaştırma Kanunu 31. maddesi uyarınca konulan şerh ise kamulaştırma işlemlerinin başladığını göstermektedir. Bu şerh taşınmazın devrine engel olup bu şerh konulduktan sonra taşınmazın satışı mümkün değildir. Bu şerh kamulaştırma yapacak olan kurumun talebi üzerine konulmuş olmakla birlikte taşınmaz malikinin talebi ile kaldırılmaz. Ancak idarenin tapu müdürlüğüne yazılı şerh terkin başvurusu üzerine kaldırılır.

Kimi zaman kamulaştırma işlemlerinin tamamlanması yıllar sürmektedir ya da kamulaştırma işlemleri tamamlandığı halde bu şerhler tapu kayıtlarından terkin edilmemektedir. Bu durum mülkiyet hakkının ihlali olup taşınmaz maliklerinin dava yoluna başvurarak bu şerhlerin terkinini sağlaması gerekmektedir. 31/B şerhi hakkında daha detaylı bilgiyi bu linkten alabilirsiniz.

Şerh Kaldırma Davalarında Görevli Mahkeme

Tapu kayıtlarındaki şerhin terkini davasının hangi mahkemede açılacağının belirlenmesi önem arz etmektedir. Aksi takdirde davacı zaman kaybının yanı sıra davalı idare lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine katlanmak zorunda kalacaktır. Şerh kaldırma davaları adli yargıda açılır. Görevli Mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu davalar kamulaştırma ihtisas mahkemelerinde görülür. Söz konusu davanın sonuçlanması 4 ay ile 8 ay arasında değişmektedir. Karar kesinleşmeden icrası mümkün değildir. Şerh kaldırma davaları için istinaf ve temyiz yolu açıktır.

T.C.

YARGITAY

18. HUKUK DAİRESİ

E. 2005/5137

K. 2005/7277

T. 11.7.2005

• KAMULAŞTIRMA ŞERHİNİN SİLİNMESİ TALEBİ ( Davanın Çözüm Yerinin Adli Yargı Olduğu )

• KAMULAŞTIRMA KANUNU’NUN AMAÇ VE KAPSAMI ( Açıkça İdari Yargının Görev Alanına Girdiği Belirtilmeyen Hususlarla İlgili Uyuşmazlıkların Adli Yargıda Çözümlenmesi Gereği – Kamulaştırma Şerhinin Silinmesi Talebi )

• GÖREV ( Kamulaştırma Şerhinin Silinmesi Talepli Davanın Çözüm Yeri Adli Yargı Olduğu )

2942/m. 7, 31, 37

1086/m. 7, 27

ÖZET : Kamulaştırma Kanunu’nun amaç ve kapsamından açıkça idari yargının görev alanına girdiği belirtilmeyen hususlarla ilgili uyuşmazlıkların adli yargıda çözümlenmesi gerekeceği anlaşılmaktadır. Kamulaştırma şerhinin silinmesine ilişkin ihtilaflarda idari yargının görevli olduğuna dair anılan kanunda bir hüküm bulunmamaktadır. Buna rağmen yerel mahkemece idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.

DAVA : Dava dilekçesinde, tapu kaydına Kamulaştırma Yasası’nın 31/b maddesi gereğince konan şerhin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece idari yargının görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili adına tapuda kayıtlı bulunan taşınmaz mal üzerine konulmuş bulunan ( Kamulaştırma Yasası’nın 31. maddesine göre ) kamulaştırma şerhinin kaldırılmasını istemiş, mahkemece davanın idari yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.

2942 sayılı Kamulaştırma Yasası’nın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 7. maddesinin son cümlesine göre idare tarafından şerh tarihinden başlayarak 6 ay içinde kamulaştırma bedelinin tespiti ile idare adına tescili isteğinde bulunulduğuna ilişkin mahkemeden alınacak belge tapu idaresine ibraz edilmediği takdirde bu şerhin tapu idaresince re’sen sicilden silineceği hükme bağlanmıştır.

Somut olayda, taşınmaz malın tapu kaydına 27.09.2002 tarihinde kamulaştırma şerhinin konulmuş olduğu, anılan yasa maddesinde öngörülen sürenin geçmiş olmasına karşın kamulaştırma şerhinin silinmediği anlaşılmaktadır. 2942 Sayılı Yasanın 37. maddesine göre bu yasadan doğan tüm anlaşmazlıkların adli yargıda çözümlenmesi gerekenleri taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemelerinde görülür. Bu yasada kamulaştırılan veya kamulaştırılması düşünülen taşınmaz malların tapu kayıtları üzerine konulmuş bulunan şerhlerin silinmesi işlerine idari yargı mercilerinde bakılacağına dair herhangi bir açıklama bulunmamaktadır.

Kamulaştırma Yasası’nın 37. maddesinin amaç ve kapsamından, yasanın diğer maddelerinde açıkça idari yargının görev alanına girdiği belirtilmeyen hususlarla ilgili anlaşmazlıkların adli yargı mercilerinde çözümlenmesi gerekeceği açıkça anlaşılmaktadır. Açıklanan hususlar göz önünde bulundurularak mahkemece işin esasına girilip tüm deliller toplanıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.07.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.