İhale ile Alınan Taşınmazdaki Kamulaştırma Şerhinin Kaldırılması

Ortaklığın giderilmesi davası sonrası satışa çıkarılan ya da bir icra dosyasındaki borç sebebiyle satışa çıkarılan bir taşınmazı ihale ile satılması sonrası taşınmaz yeni malike tüm takyidatlardan ari olarak (haciz ve şerhler silinmiş halde) tescil edilir. Ancak bazı durumlarda taşınmaz üzerindeki şerh ve irtifak hakları korunarak taşınmaz yeni malike tescil edilir. Bu durumda yeni malikin belirli şartların varlığı durumunda dava açarak şerhleri terkin ettirmesi mümkündür.

İhale ile alınan taşınmaz sicilinde yer alan kamulaştırma şerhlerinin terkini için açılacak davada idari yargıda değil adli yargıda görülür. Bu nedenle görevli mahkeme idare mahkemesi değil Asliye Hukuk Mahkemesidir.

İhale ile alınan taşınmaz sicilinde yer alan kamulaştırma şerhlerinin terkininde görevli mahkemenin belirlenmesine ilişkin olarak Uyuşmazlık Mahkemesi Kararı şu şekildedir:

“Yasak işler ve eylemler” başlıklı 31. maddenin birinci fıkrasının b bendinde;

Aşağıda yazılı işler ve eylemler yasaktır.

(…

…)

b) Mahkemece 10 uncu madde uyarınca yapılan tebligat, davet veya ilanen tebliğden sonra taşınmaz malın başkasına devir ve ferağ veya temliki.”;

“Yetkili ve görevli mahkeme ve yargılama usulü” başlıklı 37. maddesinde ise, ” Bu Kanundan doğan tüm anlaşmazlıkların adli yargıda çözümlenmesi gerekenleri, taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemelerinde basit yargılama usulü ile görülür.” denilmiştir.

Diğer taraftan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 1027. maddesinde “İlgililerin yazılı rızaları olmadıkça, tapu memuru, tapu sicilindeki yanlışlığı ancak mahkeme kararıyla düzeltebilir. Düzeltme eski tescilin terkini ve yeni bir tescilin yapılması biçiminde de olabilir. Tapu memuru, basit yazı yanlışlıklarını, tüzük kuralları uyarınca resen düzeltir.” hükmüne yer verilmiş; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı” başlığını taşıyan 2. maddesinin 1 numaralı bendinde ise, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları; idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları ile tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar, idari dava türleri olarak sayılmıştır.

Olayda, Davacının hissedarı olduğu taşınmazın tamamını izale-i şüyu davası sonucunda satın almasına karşın, bu taşınmazın bir kısmı üzerinde kamulaştırma şerhi bulunması üzerine; konulan şerhin kaldırılması ve taşınmazın izale-i şüyu satışı gereği davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi istemiyle Tapu Kadastro Genel Müdürlüğüne izafeten Tapu Sicil Müdürlüğü’ne karşı dava açılmıştır.

Yukarıda belirtilen yasal düzenlemelere göre, kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal davası, maddi hatalara karşı adli yargıda düzeltim davası açılabileceği, kısmen kamulaştırmalardan doğacak uyuşmazlıkların adli yargıda çözümleneceği anlaşılmaktadır.

Davada, kamulaştırma işleminin iptali istenilmemiş olduğundan, ortada idari yargı yetkisi kapsamına giren bir idari dava bulunduğundan söz etmek olanaksızdır.

Bu durum karşısında, taşınmazın tapu kayıtlarında değişiklik (terkin ve tescil) yapılmasına yönelik uyuşmazlığın, çözümlenmesinde adli yargı yerleri görevli bulunmaktadır.

Açıklanan nedenlerle, Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan başvurunun reddi gerekmiştir.

SONUÇ: Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Bozüyük Asliye Hukuk Mahkemesi’nce 25.06.2008 gün ve E:2007/1037 sayı ile yapılan BAŞVURUNUN REDDİNE, 05.10.2009 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.