Boğaziçi Öngörünüm Bölgesinde Hukuki El Atma ve Kamulaştırma | Yargıtay Kararları

Boğaziçi Öngörünüm Bölgesinde Hukuki El Atma

Boğaziçi Öngörünüm Bölgesinde bulunan taşınmazların imar planlarında park, çocuk alanı, yol, yeşil alan veya başka bir kamu hizmet alanı olarak ayrılması, taşınmaz maliklerinin mülkiyet hakkını uzun süre kullanamaması sonucunu doğurabilmektedir. Bu tür durumlarda, olayın özelliklerine göre hukuki el atma veya başka bir kamulaştırma uyuşmazlığı gündeme gelebilir.

Ancak Boğaziçi Öngörünüm Bölgesinde bulunan her taşınmaz bakımından otomatik olarak hukuki el atma bulunduğu söylenemez. Özellikle 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu kaynaklı genel yapılaşma kısıtlamaları ile taşınmazın ayrıca bir imar planında kamu kullanımına ayrılması birbirinden ayrılmalıdır.

Boğaziçi Öngörünüm Bölgesinde Hukuki El Atma Nasıl Ortaya Çıkar?

Bir taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planında park, çocuk alanı, yol veya benzeri kamu kullanımına ayrılması ve buna rağmen kamulaştırma yapılmaması, malik açısından ciddi bir mülkiyet hakkı sınırlaması oluşturabilir. Somut olayda plan kararının niteliği, fiili kullanımın bulunup bulunmadığı, planın uygulanıp uygulanmadığı ve ilgili idarenin görev alanı birlikte değerlendirilmelidir.

Bu nedenle yalnızca taşınmazın Boğaziçi Öngörünüm Bölgesinde bulunması yeterli değildir. Taşınmazın hangi plan kararıyla hangi kamu hizmetine ayrıldığı ve bu plan kararının hangi idarenin görev ve sorumluluk alanında bulunduğu özellikle araştırılmalıdır.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2014/4402 E., 2014/16954 K. Sayılı Kararı

Boğaziçi Öngörünüm Bölgesinde park ve çocuk alanı olarak ayrılan taşınmaza ilişkin önemli kararlardan biri Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2014/4402 Esas, 2014/16954 Karar sayılı ve 12.06.2014 tarihli kararıdır.

Karara konu taşınmaz, 22.09.1983 tarihli Boğaziçi Öngörünüm Bölgesi Uygulama İmar Planında “park ve çocuk alanı (ağaçlandırılacak alan)” olarak gösterilmiştir. Dosyada yapılan incelemede taşınmaza fiilen el atılmadığı kabul edilmiş ve uyuşmazlığın o tarihteki mevzuat ve Anayasa Mahkemesi kararları çerçevesinde idari yargının görev alanına girdiği sonucuna ulaşılmıştır.

Önemli not: Bu karar 2014 tarihli olduğundan, kararda belirtilen yargı yolu değerlendirmesi günümüzdeki usul hukukuna doğrudan aktarılmamalıdır. Hukuki el atma davalarında görev ve uygulanacak mevzuat zaman içinde önemli değişikliklere uğramıştır.

2960 Sayılı Boğaziçi Kanunu ve Belediye Sorumluluğu

Boğaziçi Öngörünüm Bölgesi özel bir planlama rejimine tabidir. Bu nedenle sorumluluk değerlendirmesinde yalnızca genel belediye mevzuatı değil, 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu ile ilgili plan kararları ve görev dağılımı da dikkate alınmalıdır.

Özellikle İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Boğaziçi İmar Müdürlüğünün planlama ve planın uygulanmasına ilişkin görevleri, somut olayın özelliklerine göre önem kazanabilir. Bununla birlikte, bir taşınmazın Boğaziçi Öngörünüm Bölgesinde bulunması tek başına her uyuşmazlıkta Büyükşehir Belediyesinin sorumlu olduğu anlamına gelmez. Planı yapan, uygulayan, kamu hizmetini gerçekleştirmekle görevli olan ve fiili kullanımı gerçekleştiren idare ayrı ayrı belirlenmelidir.

Taşınmaz Ana Arter Kenarındaysa Büyükşehir Belediyesi Sorumlu Olur mu?

Taşınmazın ana arter niteliğindeki bir yola cepheli olması, Büyükşehir Belediyesinin sorumluluğu bakımından önemli bir delil olabilir. Yargıtay uygulamasında 5216 sayılı Kanun kapsamında ana arterlerin yapım, bakım ve onarım sorumluluğunun Büyükşehir Belediyesine ait olduğu; bazı somut olaylarda ise “projenin bütünlüğü ilkesi” dikkate alınarak aynı proje kapsamındaki park ve yol bölümleri bakımından da Büyükşehir Belediyesine yönelik husumetin değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Bu nedenle taşınmazın yalnızca “ana arter kenarında” olması otomatik bir sorumluluk sonucu doğurmaz. Fakat taşınmazın bir bölümünün ana arter, diğer bölümünün park veya başka bir kamu hizmet alanı olması ve bu alanların aynı ulaşım/imar projesinin bütününü oluşturması halinde Büyükşehir Belediyesinin sorumluluğu yönündeki hukuki argüman güçlenebilir.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2011/13560 E., 2012/2350 K.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2011/13560 Esas, 2012/2350 Karar sayılı kararında taşınmazın Büyükşehir Belediye Meclisi kararıyla ana arter listesine eklenen bir caddeye cepheli olması ve anayolların bakım-onarım sorumluluğunun Büyükşehir Belediyesine ait bulunması değerlendirilmiştir.

Kararda ayrıca projenin bütünlüğü ilkesi üzerinde durularak, taşınmazın park ve yol niteliğindeki diğer kısımları yönünden de Büyükşehir Belediyesine karşı açılan davanın husumet bakımından değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Bu yaklaşım, Boğaziçi Öngörünüm Bölgesinde aynı imar veya ulaşım projesi içerisinde yol, park ve diğer kamu kullanım alanlarının birlikte bulunması halinde özellikle önem taşıyabilir.

Hukuki El Atma Davasında Hangi Hususlar Araştırılmalıdır?

  • Taşınmazın güncel ve geçmiş 1/5000 ile 1/1000 ölçekli imar planları,
  • Taşınmazın hangi tarihte park, yol, çocuk alanı veya başka bir kamu kullanımına ayrıldığı,
  • Planın fiilen uygulanıp uygulanmadığı,
  • Taşınmaza fiilen el atılıp atılmadığı,
  • Kamulaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı,
  • İlgili kamu hizmetinin hangi idarenin görev alanında olduğu,
  • Yolun ana arter niteliğinde olup olmadığı,
  • Yol, park ve diğer alanların aynı projenin parçası olup olmadığı,
  • Boğaziçi özel mevzuatından kaynaklanan kısıtlama ile plan kaynaklı kamu kullanım kararının birbirinden ayrılması,
  • Uyuşmazlığın doğduğu tarihte ve dava tarihinde yürürlükte bulunan mevzuatın ayrıca incelenmesi.

Kamulaştırmasız El Atma ile Hukuki El Atma Arasındaki Fark

Fiili el atma, idarenin taşınmaza fiilen müdahale etmesi veya taşınmazı kamu hizmetinde kullanması şeklinde ortaya çıkabilir. Hukuki el atma ise özellikle imar planlarıyla taşınmazın uzun süre kamu hizmetine ayrılması ve malik üzerindeki tasarruf imkanlarının ağır biçimde sınırlandırılması bağlamında gündeme gelir.

Boğaziçi Öngörünüm Bölgesindeki uyuşmazlıklarda bu ayrım daha da önemlidir. Çünkü 2960 sayılı Kanundan kaynaklanan özel koruma ve yapılaşma rejimi ile doğrudan bir imar planı kararı nedeniyle ortaya çıkan mülkiyet hakkı sınırlaması aynı hukuki sebebe dayanmayabilir.

Boğaziçi Öngörünüm Bölgesinde Dava Açmadan Önce

Dava açılmadan önce taşınmazın tapu ve kadastro kayıtları, geçmişten bugüne imar planları, plan açıklama raporları, belediye meclisi kararları, kamulaştırma dosyaları ve varsa fiili kullanım durumunun birlikte incelenmesi gerekir.

Özellikle sorumlu idarenin doğru belirlenmesi, hukuki el atma davalarında uyuşmazlığın sonucunu doğrudan etkileyebilecek niteliktedir. Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyesi, ilgili bakanlık veya başka bir kamu tüzel kişisinin görev alanı somut plan ve proje üzerinden belirlenmelidir.

Sonuç

Boğaziçi Öngörünüm Bölgesinde bulunan bir taşınmazın park, çocuk alanı veya yol olarak planlanması, tek başına her durumda hukuki el atma sonucunu doğurmaz. Buna karşılık, taşınmazın kamu hizmetine ayrılmasına ilişkin plan kararının uzun süre uygulanması, kamulaştırma yapılmaması ve malik üzerindeki mülkiyet hakkı sınırlamasının ağırlaşması halinde hukuki el atma iddiası somut olayın özelliklerine göre ileri sürülebilir.

Ayrıca taşınmazın ana arter kenarında bulunması, ilgili yolun Büyükşehir Belediyesinin görev alanında olması ve yol ile park gibi alanların aynı projenin bütününü oluşturması, Büyükşehir Belediyesinin sorumluluğuna ilişkin önemli hukuki göstergeler olabilir. Ancak nihai değerlendirme, plan ve proje belgeleri ile ilgili mevzuatın birlikte incelenmesini gerektirir.

Kamulaştırma.NET İç Bağlantı Önerileri

Kamulaştırmasız El Atma Davası ve Müdahalenin Men’i

Kamulaştırmasız Fiili ve Hukuki El Atma Davaları

Hukuki El Atma Davalarında Son Durum

Kamulaştırma Hukuki Bilgiler

Sık Sorulan Sorular

Boğaziçi Öngörünüm Bölgesinde park alanında kalan taşınmaz kamulaştırılabilir mi?

Evet. Somut plan kararı, görevli idare, kamulaştırma süreci ve mülkiyet hakkına getirilen sınırlamanın niteliğine göre kamulaştırma veya hukuki el atma iddiaları gündeme gelebilir.

Taşınmazın ana arter yanında olması Büyükşehir Belediyesini sorumlu yapar mı?

Tek başına kesin bir sonuç doğurmaz. Ancak ana arterin Büyükşehir Belediyesinin görev alanında bulunması ve park/yol bölümlerinin aynı projenin bütününü oluşturması, Büyükşehir Belediyesinin sorumluluğu yönündeki değerlendirmeyi güçlendirebilir.

Boğaziçi Öngörünüm Bölgesinde her imar kısıtlaması hukuki el atma mıdır?

Hayır. Boğaziçi özel koruma rejiminden kaynaklanan genel yapılaşma kısıtlaması ile taşınmazın ayrıca park, yol veya başka bir kamu kullanımına ayrılmasından doğan sınırlama birbirinden ayrılmalıdır.

Hukuki Danışmanlık ve İletişim

Taşınmazınızın imar kısıtlılığı, fiili veya hukuki el atma davaları ve kamulaştırma bedelinin tespiti hakkında bilgi almak için kamulaştırma rehberi sayfamızı inceleyebilir, dava süreçleri için uzman ekibimizle görüşebilirsiniz.

⚖️

Kamulaştırma Hukuk Bürosu – Av. İbrahim Çınar

Yurt dışında ikamet eden vatandaşlarımızın Türkiye’deki taşınmazlarına ilişkin kamulaştırma bedel tespiti, acele kamulaştırma, tebligat takibi, emsal değer itirazları ve kamulaştırmasız el atma davalarında Türkiye’ye gelmenize gerek kalmaksızın konsolosluk vekâletiyle sürecinizi yönetiyoruz. Hak kaybı yaşamamak ve taşınmazınızın gerçek değerini tahsil etmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

📍 Ofis: Kadıköy / İstanbul | 🌐 Web: kamulastirma.net/